Umursa(ma)mak

2001’den beri İstanbul’da yaşıyorum ve o zamandan beri de babam başka bir şehirde oturuyor. Sürekli telefonda konuşsak da yüz yüze görüşmek ancak senede birkaç kez nasip oluyor. Memnun olmasak da durum bu. Bugün ise babam bizi görmek için İstanbul’a geldi.

2001’den beri İstanbul’da yaşıyorum; bunun da 9 yılı Beşiktaş’ta geçti. Yüksek lisans zamanı her gece 10’da okuldan çıkıp Ihlamurdere’nin sonundaki evime yürüdüm, daha geç saatlerde Çarşı’daki dost meclisleri sonrası yine eve yürüdüm ya da meydandan araca binmek için yine geç saatte Çarşı’dan yürüdüm. Saat kaç olursa olsun şimdiye kadar hiç kimse yolumu kesmemişti. Bu akşam ise saldırgan tavırlı, tiner çekmiş birisi babamla fazla ‘haşır neşir’ oldu: paraya ulaşmak için eliyle üstünü yokladı, babamın elindeki poşeti almaya çalıştı, dursun diye önünde durup ilerlemesine izin vermedi, bildiğin sataştı. Neyse, bir şekilde ilerlemeyi başardık ve şükür ki takip etmedi bizi.  Sonra ışıklarda 2 kişi daha gördük aynı vaziyette; saldırgan tavırlı tipler.

Babam ne zaman buraya gelse, ayrılırken bineceği şeyi bilemez kaygısıyla genelde biz kardeşimle onu araca bindirip öyle eve gideriz. Ihlamurdere’de otururken yürüyorduk, sonra az uzağa taşınınca otobüs kullanır olduk. Değişmeyen ise babamın genelde hiç sorun etmeden ve sorgulamadan araca binip gitmesi. İnsan gece vakti çocukları nasıl eve gidecek diye merak etmez mi? 10 dakikalık yolu yürüyüp eve bırakmaz mı? Ya da en azından azıcık durakta bekleyip otobüse bindirmez mi? En düşüncesiz diyebileceğimiz arkadaşlarımızın bile bineceğimiz araç gelmeden yanımızdan ayrılmadığı bir şehir burası. Tamam bunların hiçbirini yapmıyorsun çünkü muhtemelen biz de fazla cevvaliz, gerek varmış gibi hissettirmiyoruz sana. Ama yine de… Bu akşam… Diyorum ya, hiç görmemiştim bu tipleri daha önce. İlk kez başımıza geliyor. Ve evet çok şükür bir şey olmadı ama… En azından bu akşam, hem de ilk defa böyle bir şey yaşadığımızı söylediğimiz halde, hem de oldukça doğrudan bir tehlikeye maruz kalmışken bir “nasıl gidiyorsunuz?” der insan. Ya da bizim otobüs bitti dememize rağmen kendi gideceği araca atlayıp arkasına bakmadan gitmez. Ama sen bunu yaptın.

Daha öncekiler çok koymuyordu fakat bu biraz fazla oldu… Ve ben, bir babanın nasıl bu kadar umursamaz olabileceğine dair şaşkınlık içerisindeyim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s