Rölantide yaşamak…

Uzun zamandır böyle bir ruh halindeyim. (Pek başarılı bir film olmasa da) Click‘te vardı, kahramanımız uzaktan kumandasıyla ileriye sarıyordu hayatını; ileriye sardığı zamanlarda vücudu “otomatik pilotta” hareket ediyor, günlük işlerini en düşük düzeyde yerine getiriyor, büyük kararlar almıyor, önemli şeyler yaşamıyordu. Yahut yaşıyor ama umursamıyordu, umursayamıyordu otomatik pilotta olması nedeniyle.
Resmen öyleyim!
Her şeyi erteliyor, birçok şeyi yapmayı unutuyor, unutmadıklarımı ise nasılsa bir şekilde hallolur düşüncesiyle minimum düzeyde yapıyorum. Benden istenenler, kendi istediklerim, yapmam gerekenler… Hiçbirinin önceliği yok, illa ki bekleme odasına bir süre geçirmek zorunda kalıyorlar.
Geçen seneden beri kendi köşeme çekilip sorumluluklar olmadan orada tek başıma takılmak en büyük hayalim. Olması imkan dahilinde değil. O yüzen ben ne yapıyorum? Mümkün olduğunca ağırdan alıyorum her şeyi. Gerçekten süperim! 😦

Mesela tatile gitmeyi planlıyorum Ağustos’un ilk haftasında. Vize için randevu almam lazım. Biliyorum bunu taa aylar öncesinden. Tarih kesinleşsin diye bekledim. Tamam bu mantıklı, sonuçta işyerine bağlısın izinle ilgili. Ama bunlar kesinleştikten sonra bile 1-2 hafta beklemek ne oluyor? Sonra işte 10 Ağustos’a verirler randevu tarihini, kalırsın öyle, yeniden planlamak zorunda kalırsın tatilini, doktora için İstanbul Üniversitesi’nin mülakatlarını kaçırma tehlikesiyle karşı karşıya kalırsın…

Sıkıldım bu halde olmaktan! Artık yeter…
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s