Rekabet tamam ama ya çirkeflik?

Eskinin yerli film yıldızlarından kimler geliyor insanın aklına ilk önce? Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Filiz Akın var mesela. Yahut şarkıcıları düşünelim: bir Emel Sayın, bir Muazzez Abacı.


Bu kişiler zamanında birbirlerinin ciddi anlamda rakipleri. Yani bir filmde başrolü ya biri oynuyor ya öteki ya da beriki. Veya büyük gazinolarda ya biri olacak assolist ya da diğeri. Peki bir programda falan gördüğümüzde birbirleriyle nasıl konuşuyorlar? “Canım arkadaşım da ne güzel oynamıştı o filmde”, “Benim arkadaşım çok tatlıdır” gibi laflar ediyorlar birbirleri hakkında. Tek başlarında verdikleri demeçlerde asla diğerine saldırmıyorlar mesela. Ne kadar hanımefendice bir davranış.

Bir de bugünkü piyasaya bakıyoruz; millet birbirinin elinden iş kapmak için yapmadığını bırakmıyor, diğeri için etmediği çirkeflik, söylemediği kötü laf, atmadığı çamur kalmıyor. Kimse sessiz kalmıyor, özellikle polemiğe giriyor; sırf televizyon ekranlarını birkaç dakika daha işgal edebilmek için.

Rekabet iyi hoş. Elbette para kazandığın bir şeyi kaybetmek istemeyebilirsin, onun için de bir şeyler yaparsın. Hatta elinden gelen her şeyi yaparsın diyelim. Ama bu “her şey” çirkeflik derecesine varmamalı. Vardı mı olayın tadı kalmıyor sonra; insanları kendilerine güldürdükleriyle kalıyorlar, başka da bir şey değil.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s