Sınırlar

Sınırını bilmeyen insanlara katlanamıyorum!
Bazen öyle şeyler soruyor, öyle şeyler talep ediyorlar ki, ne diyeceğini bilemiyorsun. Aslında reddetmen lazım ama apışıp kalıyorsun, reddetmek için bir bahane bulamadığından kabul etmek zorunda kalıyorsun- Hiç düşünmemişsin ki o soru sorulursa nasıl bir bahane öne süreceğini… Çünkü aslında öyle bir soruyu hiç beklememişsin sen hayatın boyunca.
İşte böyle en fazla birkaç kere yakalanıyorsun, ancak sonrasında, ancak birkaç kez kendini salak gibi hissettikten sonra ezberlemiş oluyorsun vermen gereken cevabı. Ama her sefer de başka bir alanda geliyor sorular, talepler… Ne yazık ki her seferinde de tekrarlanıyor bu saçmalık.
Herkesi kendin gibi düşünmemen gerek ama düşünüyorsun işte. Kendinden başka kim gibi düşünebilirsin ki? En iyi bildiğin kendinsin zira. E ama sen böyle şeyler istemez, öyle şeyler sormazsın kimseye. O zaman hooop başa dönüyoruz; en başa, hazırlıksız olduğun için hayır diyemediğin ve kendini salak hissettiğin anlara… Bu kısırdöngüyü kırmak için kendini değiştirmelisin, unutmalısın, saflığından bir şeylerin gitmesine izin vermelisin -ki her seferinde yanmasın canın, her bir seferde daha da kötü hissetmeyesin kendini.
Ya da ne…?
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s