Kardeş kardeş alemlere akmaca

Cuma akşamı kardeşciğimle evde pineklerken aniden kalktık dışarı çıktık!

Kendisinin sınavları bitti, hatta adalara bile gitti, arkadaşlarıyla eğlendi falan ama o gün pek bir bomboş oturuyormuş, canı sıkılıyormuş gibi geldi bana. Maratondan dolayı ilgilenemedim pek, o yüzden biraz yanında takıldım. The Shawshank Redemption’ın sonunu izledik birlikte. Baktım benim toplantı notlarını hazırlama işi bu akşamlık yalan olacak-ne de olsa daha zamanı da var-, bir değişiklik yapalım istedim.
Annem de yok evde. Bu da demektir ki pizza söyleyebiliriz!
“İstersen seni yemeğe götüreyim” dedim ama yakınlarda bir yerdi kasdettiğim. Sonra o “acaba sinemaya mı gitsek?” dedi teklifi geliştirerek. Filmlere falan baktık, pek doğru düzgün bir şey yok, sonuçta hemencecik giyindik ve çıktık evden 8 buçuk gibi Taksim’e gitmek üzere.

Biz öyle “aman tanrım cuma akşamı da evde oturulur muuu?” tarzı insanlar değiliz. Ayrıca hızlı hazırlanan, cevval insanlar da değiliz. O yüzden bu yarım saatin içinde karar verip dışarı çıkma olayı epey önemli bir şey bizim için, unutulmamalı yani.

Gittik efendim benim için birkaç mağazaya baktık, sonra da yemek yedik, zira ufaklık açlıktan ölmekteydi. Açgözlülük yapıp normal yemeklerin yanında söylediğimiz patatesin yarısından fazlası kaldı. Ama napalım her yerde öyle doyurucu olmuyor porsiyonlar, alışmışım ben bizim sürekli gittiğimiz yerden işte.
Sonra kalktık tünele kadar yürüdük. Oradan da mojito mekanımıza gittik. Yer bulmayı beklemiyorduk tamam ama sokağın girişindeki kuyruk iyice gözümüzü korkuttu, yine de bir şansımızı deneyelim dedik. Biraz ilerleyince dipte iki kişilik ufak bir masa gördük ve hemen oturduk. Garsona mojitolarımızı söyledik. Normalde orada içtiklerimize göre oldukça alkollüydü bu seferkiler. Hatta bardak yokluğundan siparişimizi geç getiren garsonun kendisini kötü hissedip bize kıyak yaptığını düşündük.

Oraya giderken yolda babamı aradık. Kardeş kardeş böyle faaliyetlerde bulunmamıza çok sevineceğini düşündük. O da bir içki sofrasındaymış arkadaşlarıyla. “Burada çok keyifli bir gece geçiriyoruz. Çok güzel bir insanla tanıştım” dedi. Demek ki babam da “güzel” olmuştu o esnada, aklıma bahsettiği o güzel insana “öpüjemm güzel abicim” gibisinden bir sululuk yapması olasılığı geldi ve oldukça keyiflendim.

Sonra da saat 2 gibi eve geldik. Hemen yattım, süper bir şekilde uyudum. Sabah erken kalkıp toplantıya gitmem gerekmeseydi daha mutlu olabilirdim elbette ama olsun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s